Turizmi Geleceğin Mesleği Olarak Görmek

Sektörümüzü özendirecek ve geleceğe ümit vaat eder denilebilir mi.! Bir işi meslek edinmek için sürdürüle bilir devamlılığı esastır. Son 10 yıldır ‘’kalifiye personel bulamıyoruz’’ değil,’’ verimliliği arttırıcı personel bulamıyoruz’’ diye sesleniyoruz. Turizm işçilerinin sürdürüle bilir devlet güvencesi olmadan, sadece işletmelerin sorumluluğuna bırakılmamalı. İşletmelerin personellere sağlaması gereken sosyal imkanların standartlara bağlanmalı Yarınlara güvenle bakabilen ve turizm meslek edinmek için mükemmel bir sektör dür dedirte bilmek.  Lise ve üniversitede okuyanların, alaylı mektepli karışımından mükemmel işçilik çıkarta bilmektir. Uluslar arası arenada, personellerin başarı öykülerinde, insan kaynaklarının rolü olması zorunluluğunu hissediyoruz. Gelecek nesillerin sorunlarla değil hizmetleri ile daha mükemmel iş çıkartmalarını insan kaynakları olarak arzuluyoruz. Personellerin sorunlarını çözmek aslında hem turizm sektörünün hemde işletmenin sorununu çözmektir. Bugün sizde çalışan personel seneye bizde veya farklı yerlerde çalışıyor olabilir. İmkan ve koşullarının daha rahat edeceği işletmeyi arayış içine girenler çok fazla. Aynı bölgeden farklı bir şehre gidemeyenlerde, bulundukları yerlerin en iyi olan şartlarını istemekte. İşletmelerin şartları denetime tabi, işetmelere bağlayıcılığı olursa, personelin sürekli gözü dışarıda olmaz. Tanıdıkların daha çabuk iş bulduğu ve torpilsiz iş olmaz diyenlere, insan kaynakları olarak işin ehlini seçme şansımız daha fazla olur. İşe alımlarda ekibin var mı, çağıracağın kimler var değil, işin ehlini, iş aramalarda istenen özelliklerde alımlar yapılır. İşletme ve işci verimliliği ülke ekonomisini de kazandırır. Şartların iyileştirilmesi ve turizmin sürdürüle bilirliğini arttırıcı tecrübelerin uygulanır olması konusunda çalışmalıyız. Yarınlara dair Turizm sektörünün tecrübelerden aldığı dersi, olumlu yönde hayata geçireceğine inancım tamdır. Bize gerekli olan Dünyanın içinde bulunduğu zorlukları sadece turizmle sınırlandırmamak gerekir. Fakat ateş düştüğü yeri yakarsa, bizimde yerimizde turizm ve şartların iyileştirilmesi konusunda tecrübelerimizi aktarmaya devam edeceğiz.

Turizmi Geleceğin Mesleği Olarak Görmek
Ayten GÜNDÜZ Sentido Bellazure Hotel İnsan Kaynakları Müdürü

Turizmi Geleceğin Mesleği Olarak Görmek

Turizm sektörünün şimdiye kadar uğramadığı kadar kayba uğradığı, meslek hayatımız boyunca hepimizin ilk kez başına gelen temmuzda, ağustosta otel açılışı yaptığımız günlerdeyiz. Halen de sezonu hangi durum içinde kapatacağımızı, 2021 sezonunda ne şartlarda sezona başlayacağımızı bilmiyoruz. Umudumuz bir an önce dünya olarak yaşadığımız bu kötü günlerin geride kalması.

Zaman ve mekan olgunlaştığında, sektörün analizini sağlıklı yapabiliriz. Çünkü doğru kararların alınması için alt yapısı oluşmuş bir ortam demektir. Turizmi meslek edinip seçmek için, sektörümüzdeki sezonu iyi analiz etmek, 12 aydan, 10 aya, 8 aya ve 6aya kadar esnedi.

Sektörümüzü özendirecek ve geleceğe ümit vaat eder denilebilir mi.!

Lisede  bölüm olarak turizmi seçen bir çok öğrencinin üniversitede seçimi turizm olmuyor. Üniversite öğrencileri de staj sonrası turizm okumalarına rağmen sektörün içinde kalmak istemiyor. Tabi ki tesis sayısının artmasıyla beraber 12 ay açık kalan otel sayısı azaldığı gibi, çalışma günü giderek azaldı. Ayrıca gerek turizm mezunu gerekse sektör dışından gelen, hayatında ilk kez otele giren gençler iş müracaata gelmekte. Oryantasyon eğitimi bile veremeden sezonun hengamesinde meslek öğrenmekten öte, yaptığı işi dahi doğru düzgün öğrenememekte. Tabiri caiz ise ‘’burası bir otel, bu üniforma, bu süpürge, bu faraş  giyin ve yarın işe başla’’ diyoruz.

İlk günden itibaren tam performansla çalışmasını bekliyoruz. Sezon bitmeden misafir sayısı düştüğünde henüz 6 ay bile çalışmadan yeniden işsizlerin arasına göndermek zorunda kalınıyor. İşe alırken o iş bulma mutluluğu, misafir düşüşüyle beraber çıkış işlemlerine başlanıyor. İnsan Kaynakları personelin ilk ve son geldiği nokta. İşe girişteki mutluluğun hüzne dönüştüğü, iyiyken kötü olunan bir konumdayız. Sezon sonu bu keyifsiz işi yapmak ve bazen seneye görüşürüz, bazen de bu işi yapmam diyen, bazen de beni niye erken gönderiyorsun sözlerine cevap bulmak zorundasınız. Çünkü siz insan kaynaklarında görevlisiniz. İnsanlara iş verenin temsilcisi, yine boşlukta kalmalarının sebebisiniz.

 Bir işi meslek edinmek için sürdürüle bilir devamlılığı esastır.

 Ne zaman açılacağını, ne zaman doluluğu yakalayacağını bilmediğin bir otel tarafından işe çağırılmayı beklemek değil. 6ay kazandığın parayı henüz biriktiremeden kalan, 6 ay boş geçirmek meslek edinmek değildir. Ayrıca imkan sadece emeğinin karşılığında ücretini  almak değil, ev sayılan  personel lojmanlarının ,soyunma odaları, üniforma, sosyal yaşam şartlarının  düzeltilmesi, konforun sağlanması, personelin dinlenerek ve güler yüzle işe gelmesini sağlamak olmalıdır. Kişinin sosyal hayatına da zaman ayırması için çalışma saatleri düzene girmelidir.

Evet maliyetler çok yüksek. Devletin teşvik olarak verdiği rakamlar işveren için özendirici olsa da ,sezonun kısalığı ilk tasarruf edilecek noktanın insan gücü olduğuna işaret ediyor maalesef. Bu da sektöre çalışanların güvenini azaltıyor.

Son 10 yıldır ‘’kalifiye personel bulamıyoruz’’ değil,’’ verimliliği arttırıcı personel bulamıyoruz’’ diye sesleniyoruz.

Sezonun mümkün olan en uzun sürelerde olması, misafirin senede 1 hafta tatile geldiğinde, en güler yüzlü, en prezentabl, yabancı dil bilen, işini layığıyla yapan bir personelle karşılaşması, sektörü seçen personelin hayal kırıklığına uğramadığı, turizmi sadece iş bulamadığında veya tayin beklediği sırada’’ birkaç ay çalışır giderim ‘’diye görmediği, mesleğini gurur duyarak söyleyeceği günlerin hayali içerisindeyiz.  

İşe başlayan personele uyum için zaman verilmeli, kişisel ve sektör el eğitimlerle kesinlikle desteklenmeli. Turizm bakanlığı tarafından sadece tesis içinin değil, personele verilen haklar ve imkanların hakları kanunen yazılı olmalı. Asıl lojman, giyinme, personel servisleri, ve genel anlamda  sosyal alanları iyi imkanda olması. personel ile ilgili yapılacak işleri, sadece işletmenin sorunu gibi görülmemeli. Yıldızlamada tesis kadar personelin sosyal alanları da göz önünde bulundurulmalı. İşletmenin nasıl yatırımlarda teşvik fonları veriliyorsa, çalışanlara da sezonun kötü dönemlerinde veya sezonun erken bitmesinde teşvik vermeli. Yasal düzenlemelerle işletmelerin sorumluluğundaki hak ve özgürlüklerin denetleyicisi olmalı. 

Turizm işçilerinin sürdürüle bilir devlet güvencesi olmadan, sadece işletmelerin sorumluluğuna bırakılmamalı.

Turizm bakanlığının tesislerin inşasından bitinceye ve hatta bittikten sonra destekleri devam etmekte. Peki çalışanların durumları ile ilgili yasal düzenleme var mı derseniz eğer, sorgulamak gerekli. İşletmelere verilen yıldız standartları müşterilere göre düzenlenirken, çalışanlara ayrı düzenleme olmadığını görüyoruz. Oysa hizmet edenin imkanlarının iyileştirilmesi, işletmeyi marka olmaya teşvik eder.  Güler yüzlü personelin vereceği misafir memnuniyetini, hiçbir başarı veremez.

İşletmelerin personellere sağlaması gereken sosyal imkanların standartlara bağlanmalı

Personellere sağlanması gereken  yükümlü olduğu bir kanun maalesef yok. İşletmenin yapısına göre, lojman, giyinme yeri, üniforma, yol servisi, yemekhanesi, sosyal alanları, yasal olarak standartlaştırılmalı. İşletmenin denetim şartlarıyla da entegre edilmeli. Turizm bakanlığı tarafından sadece tesis yapımına değil, personele verilen hak ve imkanların da işletme şartlarına yazılı olmalı. Yıldızlamada tesis kadar personelin sosyal alanları da göz önünde bulundurulmalı. İşletmenin nasıl yatırımlarda teşvik fonları veriliyorsa, çalışanlara da sezonun kötü dönemlerinde veya sezonun erken bitmesinde teşvik vermeli. Yasal düzenlemelerle işletmelerin sorumluluğundaki hak ve özgürlüklerin denetleyicisi olmalı. İşletmeye olan döviz girdilerinin nihayetinde, vergi gelirleri de devlete gitmektedir. Bizim insan kaynaklarının yapmak istedikleri ise, eğitilebilir ve turizme güven duyan bir nesil yetiştirilmesine katkıda bulunmaktır.

Yarınlara güvenle bakabilen ve turizm meslek edinmek için mükemmel bir sektör dür dedirte bilmek.

 Lise ve üniversitede okuyanların, alaylı mektepli karışımından mükemmel işçilik çıkarta bilmektir. Uluslar arası arenada, personellerin başarı öykülerinde, insan kaynaklarının rolü olması zorunluluğunu hissediyoruz. Gelecek nesillerin sorunlarla değil hizmetleri ile daha mükemmel iş çıkartmalarını insan kaynakları olarak arzuluyoruz.

Pandeminin en kısa zamanda biteceği özgürlüğün güzelliğinde, kazançlı günlerin  bizleri yeniden beklediğini umuyorum. Pandemi sürecinde sektörümüzde B planımız olmadığını, kaynak yaratılamadığını ve nelerin yapılması gerektiğini acı bir şekilde tecrübe edinerek öğrendik. Mesleğimize ve sektörümüze dört elle sarılmanın zamanıdır. Bizler turizm sektörünün daha iyi olması için, dozajında eleştirilerimizin yapıcı olması konusunda hassas olmak zorundayız. Amacımız bağcıyla kavga değil, verimliliğinden haz almaktır. İnsan kaynakları olarak şartların daha iyi olması adına, üzerine düşen görevi en başarılı şekilde yapılacağından endişemiz yoktur.

Saygı ve sevgilerimle