Turizm Son Yıllarda Tamda Satış Rekorları Yakalamışken Yine Darbe Aldı

Turizm Son Yıllarda Tamda Satış Rekorları Yakalamışken Yine Darbe Aldı Turizm son yılların en iyi satış rekorlarını yakalamışken, tamam bu sefer oldu turizm çalışanlarının yüzü artık gülecek demiştik. Sezon açılışı, personel alımları şubat aylarına kadar çekilmeye başlıyor. Otellerin kış aylarında kapalı olması nedeni ile işsiz kaldığı aylar 6 aydan, 3 aylara kadar düşüyor diye sevinirken, sevincimiz başlamadan bitti. Çünkü tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan bir virüs yüzünden her şey alt üst oldu.

Turizm Son Yıllarda Tamda Satış Rekorları Yakalamışken Yine Darbe Aldı
Cemile AKBULUT İnkay Genel Başkan Yardımcısı Hotel İnsan Kaynakları Müdürü

Turizm Son Yıllarda Tamda Satış Rekorları Yakalamışken Yine Darbe Aldı

Turizm son yılların en iyi satış rekorlarını yakalamışken, tamam bu sefer oldu turizm çalışanlarının yüzü artık gülecek demiştik. Sezon açılışı, personel alımları şubat aylarına kadar çekilmeye başlıyor. Otellerin kış aylarında kapalı olması nedeni ile işsiz kaldığı aylar 6 aydan, 3 aylara kadar düşüyor diye sevinirken, sevincimiz başlamadan bitti. Çünkü tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan bir virüs yüzünden her şey alt üst oldu. Tabi ki her olayda olduğu bu durumdan turizm, turizmle ilgili tüm iş kolları ve çalışanları da nasibini aldı. Virüs ile gelen kriz her yeri vurdu ama Turizmi tamamen bıçak gibi kesti ve attı, hatta yok etti. Belki rüyamızda gördüğümüzde bile ‘’yok artık mümkün değil’’ dediğimiz, inanamayacağız durumları yaşadık, yaşamaya da devam etmekteyiz.

Makro bir bakıştan, mikro bakışa inersek. Yani dünya dan ülkemize, oradan daha da detaylandırırsak turizme ve turizm çalışanlarına ne yaptı bu virüs diyecek olursak. Ne yapmadı ki? Resmen hayat durdu.  Her sezon sonu Turizm çalışanları için yaşanan otellerin işçi çıkarması ile başlayan aile dramları ve sıkıntılarının üzerine virüs olayı tam bir yıkım oldu. Dört gözle sezon açılışı bekleyen turizm çalışanları darbe üzerine darbe, yokluk üzerine yokluk bindi.

Oteller de ya da turizme bağlı işyerlerinde sezonluk yani 6 ay ya da en fazla 7 ay çalışan ve bu kazancını tüm yıla yayarak geçinmeye çalışan, turizm çalışanı Mart ayı geldiğinde tam sıfırı tüketmiş bir vaziyette, iş başvurularını yapmış, işe çağrılmayı bekliyorlardı. Turizm çalışanı için ufukta görünen çalışma hayali kurduğu otellerin, turizm tesislerinin açılamayacağı haberi, inanın işsiz personelleri virüsten daha çok hasta etti. Çünkü yiyecek ekmek parası olmayan yüzlerce hatta binlerce kişi zaten işsizdi, virüsle birlikte olan umutları da tükendi. Sanki biri şaka yapıyor ama çok ağır bir şaka yapıyordu. Hatta öyle ilginç ki virüsün açıklaması 15 Mart ta olması sebebi ile tam ne olduğunun idrak edilmesi 1 Nisanı bulmuştu. Sanki biri çok ağır 1 Nisan şakası yapmıştı. Ama aradan günler geçtikçe olay ne bir şaka, ne de sadece otel açılışı, işe başlama, başlamama konusunu çoktan aşmıştı. Günler geçtikçe yasaklar, kurallar, yeni bir yaşam ve iş hayatına geçiş süreci başlamıştı. Söylenen oydu ki Yeni Dünya düzeni geliyordu.

Bu zor günleri atlatmak için Devletimiz Kısa çalışma ödeneği adı altında, çalışanlara bir destek paketi açıkladı. Bu destek paketinde bazı kriterler konuldu. Ve yine bu destek paket Turizm çalışanlarına pek de uygun değildi aslında. İlk açıklamada askı çalışanını dâhil edilmedi. Askı personeli ne demek derseniz basit olarak açılacak olursak, sezonluk çalışan sezon sonu yani Ekim veya Kasım geldiğinde işten çıkarılan, sigortası yatmayan, sezon açılışı yani Nisan, Mayıs geldiğinde işe alınacağı taahhüt edilen, yazılı bir evrakla işe alınma sözü verilen çalışan şeklidir. Daha sonra askı çalışanları da dâhil edildi. KÇÖ’ ye ilk başta dâhil edilen ile sonradan dâhil edilenlerin hepsi alacakları ödenekleri alması Mayısın sonunu, bir kısımda Haziranı buldu. Tabi ödenen bu rakam, alması gereken maaş tutarı kadar değil, çalışırken alması gereken maaşın belirli bir oranı kadarı ödendi.

Sizlere yazdıklarım işin özeti. Bu süreç hem hastalık açısından, hem işin resmi boyutundaki İŞKUR ve bakanlık ayağındaki işlemlerin düzenlenmesi açısından, hem de uygulama süreci çok sancılı ve uzun geçti. Her bir gün bir yıl gibiydi. Hem çalışan, hem de insan kaynakları, resmi kurum olarak partnerimiz İŞKUR çalışanları açısından psikolojik baskı, iş yükü çok yorucu ve stresli geçti. Sonuçlar çok iç açıcı ve ödenen rakamlar yeterli olmasa da çalışan açısından biraz nefes aldırdı.

Turizm çalışanı şuan, çok ama çok zor durumda. Bu zorluk kelimelerle anlatması mümkün olmayan bir hal aldı. Aslında tam sözün bittiği yerdeyiz. Herkes borç içinde, kışını kredi ile çevirmeye çalışan turizm çalışanı şimdi gelmeyen sezonla birlikte, artık bankalardan kredi de alamıyor. Aldıkları kredileri de zaten ödeyemedikleri için binlerce kişi icralık durumda. İnanın şuan evine sadece ekmek alamayan binlerce insan var.

Temmuz ayına geldik. Şimdi hala Corona virüsü sürecinde otellerin yüzde 30'ndan daha azının açılacağı dile getiriliyor. Bu şekilde oteller açıldığında yüzde 25 ya da 20 oranında müşteri bulana bilinirse yani, turizm personelinin yüzde 80'i işsiz kalacak demektir. 2020 yılı olarak baktığımızda otel çalışanlarının yüzde 80'i iş başı yapamayacak.

Ayrıca sizlere birçok önemli bir tespitimi de söylemek istiyorum. Sadece Antalya bölgesinde 21 yıllık iş hayatımda insan kaynakları yöneticisi olarak en çok karşılaştığım durum tespitidir. Sezon açıldığında işe aldığımız personellerin, bizlere avukatlardan icra takip dosyaları gelir. İnanın bir personelin abartısız en az 8,9 icra dosyası oluyor. Çünkü yılın 6 ayı işsiz olan kişi ne yapsın borçla yani banka kredileri ile geçinmek zorunda kalıyor. Bizlerde gelen icraları sırası ile maaşının belirli bir oranını, maaşının almadan direk kişinin adına icraya yatırıyoruz. Zaten ortada böyle bir gerçeğimiz varken, şimdi o kişilerin ne hale düştüğünü düşünmek bile istemezsiniz.

Öncelikle yapılması gereken ilk adım olarak Turizm kanunu düzenlenmesi yapılması ve Turizm kanunun hızlı bir şekilde yürürlüğe girmeli. Başkan yardımcılığı yaptığım İnsan Kaynakları Derneği (İNKAY)  olarak ve şahsi olarak da, fırsat bulduğum her platformda, ilgili bakanlıklara yazılı ve sözlü olarak Turizm çalışanlarının özlük hakları ve çalışma şartları ile ilgili ciddi bir düzenlemenin yapılması gerektiğini bildiriyoruz. Belirli bir yere kadar az da olsa dokunuşlarımız oluyor. Ama asla yeterli değil.

Devletimiz, uzun vadeli turizm planları yapmalı. Binlerce turizm çalışan özlük haklarını koruyacak düzenlemeler yapmalı. Hepimizin bildiği gibi turizm yatırımcılarına çeşitli teşvikler verildi ve verilmeye devam ediliyor. İşverene kalkınması için verdiği aynı desteği turizm iş göreni içinde yapmalı. Bunun için çeşitli düzenlemeler yapmalı. 

Ayrıca bu süreçte işverenlere de çok iş düşmektedir. Ve bilinmelidir ki turizm sektörü hizmet sektörüdür. Hizmeti kimler le yapılmakta, çalışanlarla yani insanla yapılmakta. Personellerimize hem maddi, hem manevi sahip çıkmalıyız. İşletmelerde her departmanın yöneticisi var. Bu yöneticiler görevlendirilerek, birimlerindeki personellerini arayarak, belki ziyaret ederek hal ve hatırlarını sormalılar. Personellerinin sağlık durumlarını, ihtiyaçlarını yakından takip etmeliler. Onlara yanlarında olduklarını, önemsediklerini hissettirmeliler. Onların kalplerine, ruhlarına dokunmalılar.

Tüm işverenlerin ve işveren temsilcilerinin unutmaması gerekiyor ki, bu virüste elbet bir gün bitecek. Bizler bu emekçi, mağdur personellere yine ihtiyacımız olacak.

                    saygılarımla