Kaynağımız İnsan Faktoru
Turizm camiasında, en önemli etken, olmazsa olmazımız İNSAN.
Otel de, misafire hizmet veriliyor olması ya da hiç misafirin olmadan, yani sezonluk çalışıyor olması fark etmeden , 24 saat personelin bulunması gereklidir, İşlerimizi sistematik olarak yapalım yada robotik olarak işletelim dememiz imkansız.
Fabrika değildir Otelcilik; duygularımızla, gülen yüzümüzle, samimi kalbimizle yapıyoruz işlerimizi.
Düşünsenize, Otelimize gelen misafirlere görevimiz gereği hiç gülümsemeden, selam vermeden, hoş geldiniz demeden, odalarını teslim ettiğimizi, servis yaptığımızı, yemek sunumu yaptığımızı.
Misafir kendilerini mutlu hissederler mi? , Otelciliğe yakışır mı? Kaynağımız, insan evet ama duygularını olumlu yönde yansıtarak çalışan insan.
Otelcilikte, 2000li yıllardan önce personel in tecrübeli olması, adabı muaşeret kurallarını bilmesi, kendini adayarak çalışması turizme de kaliteyi doruk noktasına getirmişti.
Otellerin sayılarının az olması, Turizme bakış açısı nedeniyle; çalışacak olan personeller gerçekten hak eden ve gerçekten bu işi başarı ile yapmak isteyen doğru kişilerle yapılıyordu. Misafirlerde Tatil kültürüne hakim kişiler olduğu için, Turizm, o dönemin altın çağlarını yaşadı.
Otel sayılarının günden güne artması, personel sayılarının da paralel olarak artmasına neden oldu tabi ki. Bu bir açıdan iyi olurken, personellerin kalifiye olmasını olumsuz yönde etkilemiş oldu.
Günümüz de Otel sayıları daha da arttı. Türkiye’nin, tüm illerinden, şansını denemek üzere insanlar kapılarımızı çalmaya başladılar, ve bir boşluğu doldurmak adına da iş başı yaptırıldılar.
Günümüz de ki Misafirler profili de maalesef ki tatil kültürünü yeni yeni, öğrenmeye başlıyor. İşine hakim Profesyonel yöneticilerimiz, olmaz ise kanımca bu işleyiş ve süreç zor atlatılır.
Derler ya ne varsa eskilerde var; Tecrübeli, dolu dolu bilgi sahibi ve işini aşk ile yapan tepe yöneticilerimiz, bilgi aktarımlarını açık yüreklilikle yaptıkları için, turizm ayakta kalmaya devam edecektir.
Stajyer öğrencilerimiz de, bu hareketli süreci gördüklerin de, başka sektörlere kayma istekleri olabiliyor, fakat yine yöneticinin olumlu ve sahiplenici tavrı ile bu mesleğin güzelliğini görebiliyorlar.
Turizm gerçekten de çok hareketli, canlı, cıvıl cıvıl bir sektör; içine girildiğin de kopmakta çok zordur.
Bizzat şehit oldum: arkadaşlarım, memleketlerine çeşitli sebeplerle gidiyorlar, aradan çok zaman geçmeden, turizme tekrar geri dönüyorlar. Şaşkınlıkla, gittik ama bir şeyler bizi geri çağırdı, yapamadık geri geldi diyorlar.
Diyeceğim o ki Turizm çok başka bir dünya, çok güzel bir dünya, çok hareketli bir dünya.
Türkiye için de gelir açısından katkıları fazla olduğundan hep birlikte sahip çıkacağız, seveceğiz sevdireceğiz. Değerli yöneticilerimize, değerli katkılarından dolayı çok teşekkür ederim.
Sevgi ve Saygılarımla