Turizm Sektörüne Neler Yapabiliriz.

Turizmin geleceğini bu zor zamanlarda güvence altına almalıyız. Öncelikle otel ve acente turizmin lokomotifleri olduğunu göstermeli. Sezon ne bu sene, ne de gelecek seneyi kapsar. Turizm insanlar olduğu sürece, var olmaya devamı edecektir. Profesyonel çalışan turizmcilere sahip çıkılmaz ise, bundan sonraki süreç çok zorlu geçer. Yetkililer geçici çözümden ziyade, kalıcı çözüm önerilerini dikkate almaları gerekir.

Turizm Sektörüne Neler Yapabiliriz.
H. Ömer ÖZKUL Castle Resort & Spa Manager

Turizm Sektörüne Neler Yapabiliriz.

2020 başında çok umutlu olduğumuz bir sezondu beklenen, ancak ne yazık ki önce komşu ülkelerle savaş olasılıkları, ardından COVID-19 belası başlamadan bitirdi. 2021’de bile etkisi görülecek bir virüs belası nedeniyle, turizm sektörümüz önlemlerini en iyi biçimde almalı. Bu yıl çok geç başlamasına ve çok az otel açılmasına karşın,  açılanlarında dolu dolu yaşayamadığı bir sezon yaşıyoruz. Kundu bölgesi otelleri henüz açılabildi ve ne yazık ki beklenilen doluluklar yok. Belek aynı biçimde, Side ve Kemer gözlemlediğim kadarıyla oldukça sessiz ve hareketsiz.

Bugüne dek otellerimiz olması gerekenleri fazlasıyla, profesyonelce yaptıklarını görülebiliyor. Bunu yurtdışında ve yurtiçinde konuklarımıza yansıtabilmemiz görsel reklamlardan öte, gelen konuklarla olacaktır kanısındayım. Gelen ve mutlu olan her konuk döndüğünde gittiği yere, alınan önlemleri ve güzelliklerimizi anlatırsa en güzel ve verimli reklam o olacaktır. Bu nedenle yapmamız gereken en birincil görev gelen konukları çok mutlu ederek geri göndermemizdir.

Bu süreçte tur operatörlerine de oldukça büyük görevler düşüyor ancak ne yazık ki bu süreçte bile otelcilerin zor durumundan yararlanıldığını görmek, bir otelci olarak beni üzüyor. Gün dayanışma günü. Satış yok diye otelciden indirim isteyip neredeyse zararına satış fiyatı alan ve bunu konuklara yansıtmadan üç katına satan operatör belki kendi kasalarını dolduruyorlar  ama yurdumuza çok büyük zararlar veriyorlar. Bu mantık değişmeden ülkemizdeki otelciliğin ilerlemesini beklemek olanaksızdır.

Yaşanan pandemi nedeniyle maliyetler olabildiğince arttığından, geçmiş yıllardaki satış fiyatlarını istemek, otelcileri zor duruma sokacaktır. Bu yüzden karşılıklı destekle, Türk turizmi bu zorlu süreçten geçebilir.

Tüm bunların yanında sektörümüzde profesyonel çalışan sayısı her geçen gün azalmakta ve nitelikli servis sunumu yok olmaya yüz tutmaktadır. Eğitilmiş olan çalışanlar sektörden uzaklaşarak değişik sektörlerde şanslarını arıyorlar. 1986 yılında Mersin Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu’ndan yaklaşık 60 kişi mezun olmamıza karşın, sektörde çalışanımız ne yazık ki iki elin parmaklarını bulamayacak denli az. Günümüzde bu sayı giderek azalmaktadır. Bunun için yasal düzenleme yapılmalı ve devletimiz turizm mezunlarını koruyacak düzenlemeler yapmalı. Değilse Afganistan, Nepal, Kenya’dan gelenlerle, Türk konukseverliğini unutur ve en büyük değerlerimizden birini yitiririz. Bunun için devletin kesinlikle turizm profesyonellerine destek vermesi gereklidir.

Yurdumuzdaki tarihsel ve ekinsel değerleri kullanmakta yeterince çaba gösterdiğimizi sanmıyorum. Sayın Mehmet Ersoy döneminde bu konuda çalışmalar daha verimli olmasına karşın, Galata Kulesi’ne yapılan saçmalıklara da engel olunmalı ve kültürel değerlerimiz hak ettiği yerlere ulaşmalı. Bu hem turizm çeşitliliğimizi artırır hem ekonomimizi canlandırır. 

Son olarak da elimizde önemli bir değer olan sağlık turizmine de, devlet destek vererek daha da gelişmesi sağlanmalı. Dünyanın her yanından bu konuda konuklara ev sahipliği etmeliyiz.

saygılarımla