TECRÜBELİ ve TECRÜBESİZ ELEMAN AYIRIMI

Tecrübeli tecrübesini kazanmak için, tecrübeli-tecrübesiz ayırımı yapmayan, tecrübe kazanmaları için şans verilmeleri gereğine inananlar sayesinde tecrübe kazanırken, tam tersini düşünenlerin dirençleri ile karşılaşanlar da maalesef o şansı yakalayamamışlardır. Üniversiteli, meslek liseli kişiler, okullar bittikten sonra iş hayatına atılmak istediklerinde, eğer iş sahipleri, iş sahiplerinin yöneticileri şans vermezse nasıl tecrübeli olacaklar.

TECRÜBELİ ve TECRÜBESİZ ELEMAN AYIRIMI
Bülent ÇAPAR İnkay Onursal Başkanı Emekli Eski İK Yöneticisi  (İnsan kaynakları Müdürü )

TECRÜBELİ ve TECRÜBESİZ ELEMAN AYIRIMI

Bilgileri ve donanımı diğerlerine göre daha fazla olsa dahi kullanacak alan, yer, ortam bulamamış kimseler tecrübesiz,

Bilgi ve becerilerini deneme ortamı yakalamış, kullanmak için bir alan, bir yer, bir ortam bulmuş kimseler de tecrübeli diye nitelendiriliyor.

Önce Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Meslek Yüksekokullarının uyum derslerine katıldığım dönemde ve sonra da Rize’den Nevşehir’e, Eskişehir’e, Bolu’ya kadar birçok okul ziyaretimiz sırasında öğrenci buluşmalarımızda ilk soru bu tecrübe konusuydu. Belki de yanıt veremediğimiz, dolanarak anlatmaya çalıştığımız soru buydu.

Şimdi bir akademide, Milli Eğitim sertifikalı İnsan Kaynakları kursu veriyorum. Kursiyerlerimizin büyük bir çoğunluğu Çalışma Ekonomisi bölümünden mezun öğrenciler. Kendilerine neden geliyorsunuz, okulunuzda bu dersleri alıyorsunuz diye sorduğumda aldığım yanıt düşündürücü, bir şey öğrenemiyoruz. Pratikle okul dersleri çok farklı.

Ve maalesef şu ana kadar kurs alan arkadaşlarımızın sıkıntısı da tecrübeli eleman arıyorlar, bize şans verilmezse biz tecrübeyi nasıl kazanacağız durumu.

İnsan Kaynakları Yöneticiliği ile ilgili aklıma sorduğumda bizi öne çıkaracak özellikler olarak aşağıdakileri saydı:

İyi bir yönetici mi, lider mi olmak önemli. Önce bu ayırımı bilmek lazım.

Yönetici         ; İşleri doğru olarak yapandır.

Lider               ; Doğru olanı yapandır.

Şahsen, iyi bir yönetici olmaktansa iyi bir lider olmayı yeğlerim her zaman.

YÖNETİCİ;

“Bu evin patronu benim”,

“Ben sizin babanızım”,

“Ben ne dersem o olur”,

“İşleri doğru olarak yaptırırım”

“Önce iş gelir”

“Görev kutsaldır”

LİDER;

“Önceliği ilişkilerdir”:

  • İyi bir eş,
  • İyi bir abi,
  • İyi bir dost,
  • İyi bir dert ortağıdır,

“Birlikte hareket eder”,

“Önderdir”.

“Ben değil, biz der”,

“İş arkadaşı aç yatarken uyuyamayandır”,

“İş arkadaşını harcamayı değil, kazanmayı benimser”,

“Sorunlarda birlikte hareket eder”,

“Sarılır, sahiplenir, benimser, bağlıdır, kendi adamı yapar”…

Ve daha birçok artı özellik…

Buldunuz mu sarılın, sahiplenin, benimseyin, bağlılık gösterin, terk etmeyin, adamı olun

Bu açıklamaların ışığında;

İYİ BİR İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİCİSİ;

  • Liderdir,
  • En az 1 yabancı dili çok iyi bilendir,
  • Yukarıda tarif edilen iyi liderin adamıdır.
  • Çalışan hakları ile ilgili gerekirse üst yönetim ile çatışandır,
  • Üst kadro ile çalışan arasında köprüdür
  • Empati yapandır,
  • Dinleyendir,
  • Problem çözendir,
  • Bakış açısını şartlara göre esneten, değiştirendir,
  • İşyerinde önceliği çalışandır,
  • İş dışında önceliği ailesidir, dostlarıdır,
  • Proaktif biri olarak, şartlara körü körüne uymaz, aklını koyar, aklına yatarsa uyar.
  • Yolun sonunu görendir, davranışlarının sonunda neyle karşılaşacağını, kimlerin, nasıl etkileneceğini görür.
  • Hayal gücü güçlüdür.
  • Yaratıcıdır
  • Duyarlıdır,
  • Pozitif düşünen, bunu çalışma arkadaşlarına aşılayandır,
  • Rol modeldir,
  • Danışmandır,
  • Açık kapı politikası uygulayan, her zaman ulaşılabilendir,
  • Adildir,
  • Sabırlıdır,
  • Kendini sürekli geliştirendir,
  • Çağa, teknolojiye ayak uyduran buna göre sistemler kurandır,
  • Eğitmendir, iyi bir sunum tekniği vardır,
  • Şirketin hedefleri ile çalışanların hedeflerini buluşturan ona göre bir insan kaynakları politikası oluşturandır,
  • İşe uygun eleman alımında uzmandır,
  • Kariyer planlamasını, adil bir şekilde yönetendir,
  • Diğer bölümlerle iş ortağıdır,
  • Şirketin finansal gücünü iyi bilendir,
  • Adil bir ödüllendirme sisteminin kurulmasını sağlayandır,
  • Çalışanların tüm aile yapısını bilen, ihtiyaçlarında yanlarında olandır,
  • Tüm çalışanlar arasında sosyalleşmeleri sağlayandır,
  • Çalışanların avukatıdır,

İk yöneticisi arkadaşlarım, yukarıda sayılanlardan hangisi eksikse bir eksiğiz demektir. Gidermek için her şeyi yapmayı öneririm. Buradaki her bir yetkinlik bizi bir adım öne çıkarır.

Tabii ki bence.

Verdiğim tek yanıt, çok haklısınız. Ancak bunu değiştirmek sizin elinizde. Yarın yönetici olduğunuzda siz bunu değiştirin. Elimde sihirli değnek yok maalesef. Ben iş hayatımda İnsan Kaynakları Yöneticiliğim boyunca hep sıfırdan elemanlarla çalıştım. Ve şu anda gururla söyleyebilirim ki, sıfırdan alıp çalıştığım ve yetişmeleri için elimden geleni yaptığım, hala da diyaloğumu kesmediğim bir sürü İnsan Kaynakları Yöneticisi arkadaşım, evladım var.

Tecrübeli tecrübesini kazanmak için, tecrübeli-tecrübesiz ayırımı yapmayan, tecrübe kazanmaları için şans verilmeleri gereğine inananlar sayesinde tecrübe kazanırken, tam tersini düşünenlerin dirençleri ile karşılaşanlar da maalesef o şansı yakalayamamışlardır.

Üniversiteli, meslek liseli kişiler, okullar bittikten sonra iş hayatına atılmak istediklerinde, eğer iş sahipleri, iş sahiplerinin yöneticileri şans vermezse nasıl tecrübeli olacaklar.

Başkalarının şans vererek tecrübe sahibi yaptıkları kişilere sahip olmak işin kolay yanı. Buna hazıra konmak denir.

Sadece eğitimliler değil, mesleksiz kişileri meslek edindirmek için de her işverenin desteği olmak zorunda.

Burada da İnsan Kaynakları yöneticilerine çok iş düşüyor. Tecrübeli eleman istiyorum diyen diğer bölümlerin yöneticilerine, bir dakika, tecrübeli olmayı sen sağlayacaksın demek İnsan Kaynakları yöneticilerin görevi olmalı.

Sistem kurulurken buna göre kurulmalı. Örneğin denebilir ki, her tecrübeli en az bir tecrübeli yaratacak.

Sizler şans vermezseniz biz nasıl kazanırız diye düşünmek, okullu insanlarımızın daha okul sıralarında sorunları olmamalı.

Herkes elini taşın altına koymak zorunda. Bunun için yasalar çıkarılmasına, her işletme % bilmem kaç tecrübesiz eleman bulundurmak zorunda diye bir yasa maddesi eklenmesine gerek olmamalı.

Çoğu işletme yöneticisi bırakın tecrübesiz eleman almayı, eğitim verdikleri elemanları bile uzun süre kendilerinde çalışacaklarına dair borçlandırıyor. Gidersen eğitim için harcadığım parayı geri alırım diye boş senetler imzalatıyor.

Hiç de dürüst uygulamalar değil. Düşünün ki siz de işe aldığınız elemanları başkaları eğitmiş olabiliyor. Eğitim vereyim sonra benden gitsin düşüncesi bir korkaklık, ya da kendini aptal gibi hissetmeye neden olmamalı. Bunun yerine, ben yetiştirdim, başkaları da faydalansın, çünkü ben de başkalarının yetiştirdiklerinden yararlanıyorum diye düşünmek prensip olmalıdır.

Eleman aranıyor ilanlarında artık tecrübeli elemanlar şartını kullanmayı terk edelim.

Hatta bunun yanına yetiştirilmek üzere, şu bölümden mezun, istekli, geleceğini bizimle paylaşacak arkadaşlar arıyoruz diye eklemek ilanımızın can alıcı noktası olmalı.

Göreceksiniz, ne kadar başarılı gençlere sahip olacaksınız.

Ne demiş Filozof; “Tecrübe, hayatın sana kel kaldıktan sonra tarak vermesidir”.

Saygılarımla