TURİZM HER ZAMAN KRİZLERE RAGMEN DEVAM EDECEK

TURİZM HER  ZAMAN  KRİZLERE  RAGMEN   DEVAM   EDECEK..! 2020 yılın da , tahmin edemeyeceğimiz, hayalimize dahi gelmeyecek bir süreci yaşıyoruz. Tüm dünyayı  etkisi  altına  alan bir Pandemi süreci. Turizm camiası da doğal olarak bu durumdan, İşvereni ve tüm çalışanları ile birlikte Olumsuz olarak etkilendi. Daha önce ki alışık olduğumuz dönemde, askı da olan personellerimiz, (Turizm sektörün de sezonluk çalışma modeli) ve yeni başlayacak olan personellerimiz, en geç Mart, Nisan ayların da iş başı yapmaya başlarlardı.  Sezonluk olan Oteller de, en geç Nisan ayında açılmış olurdu. Otellerin tümü,  ağırlıklı  olarak  yurt dışından gelen misafirlere  ev sahipliği yaparlardı. Bizler de sezon boyunca  aktif bir şekil de çalışır, zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık bile.; sanki 24 saat bize yetmezdi. Yaz sezonu geldiğinde, turizm camiasın da insanın içi kıpır kıpır olur; büyük heyecanlar yaşardık. Oteller, acenteler, tur şirketleri, tüm çalışanları ile pozisyon gözetmeksiniz, bir işin ucundan tutar ki; en güzel, en mükemmel, eksiği olmayan bir açılış yapılsın. Türk Turizmini, tüm dünya görsün.

TURİZM HER  ZAMAN  KRİZLERE  RAGMEN   DEVAM   EDECEK
Nihal SEZER Crystal Waterworld Hotel İnsan Kaynakları Müdürü

TURİZM HER  ZAMAN  KRİZLERE  RAGMEN   DEVAM   EDECEK..!

2020 yılın da , tahmin edemeyeceğimiz, hayalimize dahi gelmeyecek bir süreci yaşıyoruz. Tüm dünyayı  etkisi  altına  alan bir Pandemi süreci. Turizm camiası da doğal olarak bu durumdan, İşvereni ve tüm çalışanları ile birlikte Olumsuz olarak etkilendi. Daha önce ki alışık olduğumuz dönemde, askı da olan personellerimiz, (Turizm sektörün de sezonluk çalışma modeli) ve yeni başlayacak olan personellerimiz, en geç Mart, Nisan ayların da iş başı yapmaya başlarlardı.  Sezonluk olan Oteller de, en geç Nisan ayında açılmış olurdu. Otellerin tümü,  ağırlıklı  olarak  yurt dışından gelen misafirlere  ev sahipliği yaparlardı. Bizler de sezon boyunca  aktif bir şekil de çalışır, zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık bile.; sanki 24 saat bize yetmezdi. Yaz sezonu geldiğinde, turizm camiasın da insanın içi kıpır kıpır olur; büyük heyecanlar yaşardık. Oteller, acenteler, tur şirketleri, tüm çalışanları ile pozisyon gözetmeksiniz, bir işin ucundan tutar ki; en güzel, en mükemmel, eksiği olmayan bir açılış yapılsın. Türk Turizmini, tüm dünya görsün.

Evimize gelen misafirlerimiz için, evimiz de en güzel düzeni alır, tertemiz yapar, en güzel yemeklerimizi yapar, kılık kıyafetimize dikkat ederiz, misafirlerimizi mutlu etmek için elimizden geleni yaparız.  Misafir bizim için çok önemlidir. İşte Turizm sektöründe de durum aynıdır, misafirleri en güzel şekil de ağırlayıp, en mutlu şeklide uğurlamak. Tüm bu işler personel yardımı ile olacağından;  personelin önemi hiçbir zaman yadsınamaz.

Fakat bu sene hiç de alışık olmadığımız bir dönem geçiriyoruz. Oteller açılamadı, acenteler çalışamadı, rehberler işini yapamadı, çünkü turist yoktu. Sektöre bağlı olan,  çalışma gücünde aksamalarla karşılaştık. Yaşanılan sancılı süreçte, hepimizin kafasında soru işaretleri asılı kaldı.

Böyle olunca, çalışanların  yaşam tarzı ve para gelirlerinde düzensizlikler baş gösterdi; çalışma arkadaşlarımızın  sorularını bizzat görüyor  ve cevap olmaya çalışıyorduk.  Sağlığın her şeyin önünde gelmesi sebebiyle;  gözle görülmeyen bu virüs hızla yayılarak tüm dünyayı etkisine alınca, herkes evlerine kapandı ki bulaşıcılığın önüne geçsin.

İş Hayatında, İnsan Kaynakları olarak, tarafımıza sorulan tüm sorulara cevap vermek durumunda olduğumuza inanıyorum.  Bizler İnsan Kaynakları Departmanı, İşveren ve çalışma arkadaşlarımız arasında köprü vazifesi görüyoruz.  Çalışma arkadaşlarımızla,  bu süreçte telefonla iletişim ağımız daha da güçlendi.  Çeşitli şehirlerde ikamet eden, çalışma arkadaşlarımız ile sürekli görüşmeye başladık. Bu dönemde devlet desteği olan, kısa çalışma Ödeneğinden faydalanmaya başladık. Bir Pazar günü, telefon çalmaya başladı, kim acaba derken baktım ki çalışma arkadaşımız:  E devlet sitesinden İşkur ödeneklerini incelemiş, aynı pozisyondaki diğer arkadaşlarının da bilgilerini alarak beni aramış.  Müdürüm benim ödeneğim eksik, neden acaba? Arkadaşlarımın ödeneği benim ödeneğimden  yüksek dedi.  Haydi bakalım,  bizimde ilk defa yaşadığımız bu süreçte soruya doğru cevap verebilmek adına, yarın konuyu araştıracağım diyerek cevapladım, fakat empati kurarak,  onunla birlikte düşünmeye devam ettim,  neden acaba eksik?  Pazartesi günü, İş kur  Mesaisi başladığı an aradım: arkadaşımızın ödeneği eksik görülüyormuş neden acaba? Şans ki bu arkadaşımızın, geriye dönük 450 gün şartını yerine getiremediğinden  , daha önce bağlanan ödeneği devam etmeye başlamış.

Başka bir günde, steward olarak çalışan arkadaşımız ben Kısa Çalışma Ödeneğini alamadım diyerek  aradı, herkes alıyor sen neden alamıyorsun?  Yine İş Kur u aradık. Hesapların da hiç para yoksa eğer, PTT de çek hesabı açtıranların çek hesabına yatırıyormuş; çek hesabına baksın dediler. Birde çalışma arkadaşlarımız  birbirleri ile iletişimlerinde, yatan paralarını, ne zaman  yattığını, kendi fikirlerini, kulaktan dolma bilgileri de sınırsız paylaştıkları için; bizleri de şaşkınlığa uğratabiliyorlar.   Yine mesai dışı bir günde arkadaşımız  aradı, Nihal Hanım, benim Kısa Çalışma Ödeneğim, Mayıs ayında başlamış, Temmuz da bitiyor, diğer arkadaşlarımın Nisan da başlıyor, Haziranda bitiyor; ben Nisan da para alamayacağımL  Yine, nasıl olur bu? Bu işte bir yanlışlık var. Biraz düşündüm,  e devlet sayfasındaki görüntü fotoğrafını istedim: arkadaşımız tarihleri yanlış okumuş, aslında sıkıntı yok sistem  aynı.

İşte Bizler İnsan Kaynakları olarak, hele ki bu süreçte tüm sorulara çözüm olmaya çalıştığımız da, çalışma arkadaşlarımızın da  endişelerini  gidermiş  oluyoruz;  gerçi bu süreci baştan sona hep birlikle deneyimleyerek öğrendik. İnanın ki, kısa çalışma ödeneği, pandemi   ücretsiz ödeneği, yaşanılan endişeler, ne yapacağız şimdileri hep birlikte içselleştirdik; birlik olduk.Değerli  bir büyüğüm, eğer soruna çözüm üretemiyorsan, o zaman sorun yoktur, demişti. Bizim farklı bir misyonumuz var.  Biz sorulara bir şekilde çözümler getirmeliyiz ki; çalışma arkadaşlarımız huzurlu bir   şekilde çalışsın. Empati kurduğun da insan daha da iyi anlıyor, belki yapabileceğimiz hiçbir şey yok ama, iletişimimiz sağlıklı olduğun da, durum daha iyi anlaşılıyor.

Bu yeni normalleşme sürecinde de Sektörde İnsan faktörünün  önemi devam edecek, belki de daha da farklı bir şekilde önem arz edecek.  Covid 19 ile ilgili, belgelendirme alınması, Bakanlığın  belirlediği kriterlere uyulması adına yapılması gereken sıkı bir süreç olacak ve belki de bu duruma alışık olunmadığından personel sıkılabilecek, burada da bir birimize tam destek olarak hedefi birlikte tamamlayacağız. Gerek, mini molalarda anlatımlar, mini motivasyonlar ile bunu yapacağız.  Arkadaşlarımızın eğitimleri ile birebir ilgilenilmesi, hijyen kurallarına uyum sağlaması, belirli kurallara uyulmasını sağlamak gibi daha sıkı tedbirler ile çalışacağız. İşe başladığı an itibari ile hep birlikte uyum sürecinde birbirimize destek vereceğiz. Eğitimler bilindiği üzere online verilmekte, herkes teknolojide başarılı değil, bu arkadaşlarımıza da elimizden geldiği kadarıyla destek ve eğitim verilmesi konusun da öncü olunması, yine bizim işimizin bir parçası.

Kısacası son birkaç ayda Hemen hemen nerdeyse tüm çalışan arkadaşlarımız  ile görüştük, çok çeşitli sorular ile karşılaştık, sıkıntılı durumlar yaşayabildik, fakat hiç birini cevapsız bırakmamaya gayret gösterdik, birbirimize destek verdik. Bu ve bunun gibi krizlerle daha önce de karşılaşmıştık, ileriki yıllarda da belki daha farklı krizlerle karşılaşacağız. Fakat  birbirimizle olan bağımızı ve iletişimizi asla koparmayacağız.

Çünkü İNSAN önemli, sadece iş hayatında değil her alanda, Yaşamın tam içinde ve  merkezinde olmaya devam edecek..

Sevgilerimle.