Malatya Doğu Anadolu Turizm Nostaljisi
Tarihte olduğu gibi günümüzde de medeniyetleri buluşturan Malatya, eski çağlardan beri Anadolu ve Orta Doğu’nun geçit veren kavşak noktasında yer alıyor. Zengin su kaynakları ile geniş ve verimli ovalara sahip Malatya hem geçmişte hem de günümüzde birbirinden lezzetli meyvelerin yurdu olan bir şehir. Kendine özgü tat ve aroması, sarı ve turuncu güzel rengi, kadifemsi meyve etiyle her yaşta sevilen Malatya kayısısı elbette en bilineni. Binlerce yıldır doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden gelen yolcuların bir yorgunluk molası verdiği, konaklayıp dinlendiği Malatya, birçok şaire ilham kaynağı olmuş. Bizlere de mutlaka görülmesi gereken muazzam yerler kalmış.
3.
MEDLER DÖNEMİ
Asurbanipal’ın (M.Ö. 669-631) ölümünden sonra, Asur’un ihtişamlı devri uzun süre devam etmedi. Bu arada Med’ler, Keyaksar’ın (M.Ö. 625-585) idaresinde güçlü bir devlet kurmuşlardır. Asur egemenliğinde bulunan Babil prensliği de hürriyetine kavuşmak istiyordu. Babil prensliğinin başında bulunan Nabupolassar, Asur aleyhine Med kralı Keyaksar ile bir anlaşma yapmıştır. Aynı zamanda Kimmerler’de Medlerle anlaşarak ittifak halinde harekete geçtiler. Bu kuvvetler, M.Ö. 612’de büyük bir saldırı ile Asur toprakları, Medlerle Babilliler arasında paylaşıldı. Anadolu toprakları, Kızılırmak nehrine kadar Medlerin payına düştü. Batı Anadolu’da bulunan Lidya devleti Medlerin Doğu Anadolu’da ilerleyişini endişe ile takip ediyorlardı. M.Ö. 590 yılında Malatya civarında Fırat nehrini geçen Med ordusu Kızılırmak nehri yakınlarına kadar olan toprakları ele geçirdi. Med kralı Keyaksar ile Lidya kralı Alyattes’in orduları M.Ö. 585 yılının 28 Mayısı’nda Kızılırmak nehri kıyısında karşılaştılar. Savaş esnasında güneş tutulması meydana geldiğinde her iki taraf, Tanrılarının savaş yapmalarını istemediğini düşünüp, bunu uğursuzluk sayarak savaşa son verdiler. Kızılırmak, iki taraf arasında sınır olarak kabul edildi. Böylece Malatya bölgesi Medler’in hâkimiyetine geçmiş oldu. Med devleti, askeri güce dayanan despot bir devletti. İstilâ ettiği bölgelerde kalıcı bir yönetim sağlayamıyordu. İran’ın güneybatı yaylalarında yaşayan Perslerin Ahameniş soyundan gelen II. Kiros, Med yönetiminin içine düştüğü çelişkilerden yararlanmaya kalkıştı. Med kralı Astiyağ’ın (M.Ö. 584-550) ordularını bozguna uğrattı. Kısa sürede Kızılırmak nehrinin doğu kıyısına kadar bütün Anadolu’ya egemen oldu. Böylece Malatya yöreleri de Perslerin eline geçti.
PERSLER DÖNEMİ
Pers kralı I. Dareios (Daryus, M.Ö. 522-485) ülkesinde düzenli bir yönetim kurmak amacıyla ülkeyi 127 vilayetten oluşan 23 büyük Satrab’lığa ayırdı. Malatya bölgesi merkezi Kayseri (Mazaka) olan Kapadokya Büyük Satrablığı’na bağlandı. Malatya yöresinde Med ve Pers egemenliğini yansıtan anıt eserlere rastlanmamıştır. Bölge ekonomisinin can damarı olan Mazaka-Malatya arasındaki yol, bu dönemde önem kazandı. Malatya; İran yaylasını Akdeniz’e bağlayan ulaşım yolu üzerinde sosyal ve ekonomik ilişkilerin düğümlendiği doğu ile batı arasında bir kent oldu. Malatya, M.Ö. 4. yüzyılda Makedonya kralı İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesinden sonra Perslerin idari sistemine dokunmadı. Bölgeye atadığı komutanları ile Helenistik kültürünün Anadolu’ya yayılmasını sağladı. Malatya, bu dönemde Helen kültürünün etkisinde kalmıştır. İskender’in M.Ö. 323 yılında ölümünden sonra bu büyük imparatorluk, onun komutanları ve satrapları arasında bölüşülmeye başlandı. Malatya bölgesine ilk önce, İskender’in Kapadokya satrapı Evmenes sahip çıktı. Ancak, Evmenes M.Ö. 315’ de komutan Antigonos’a yenildi. İskender’in Babil Satrapı Selevkos, uzun savaşlardan sonra Antigonos’u yenince İran, Irak ve Güney Anadolu toprakları bu sefer onun egemenliği altına girdi. (M.Ö. 312) Büyük Selökid devletinin temelleri atılmış oluyordu. Selevkos’un Malatya’yı içerisine alan topraklarda da egemenlik kurması, ancak rakibi Lisimakhos’u M.Ö. 281’de yenilgiye uğratmasından sonra gerçekleşmiştir.
Selökidlerin Malatya’da tahakkümleri bir yıl sürmüştür. Yöre insanının isyanı sonucu Selökidler Malatya’yı terk etmek zorunda kaldılar. Aynı zamanda Kapadokya Krallığı bölgede hâkimiyeti ele geçirdi. Güney komşu Selökidlerle iyi geçinmeye çalışan Kapadokya yönetiminin Malatya bölgesindeki egemenliği daha da güçlendi. Kapadokya Krallığı, bir süre sonra “Sofen Prensleri” diye anılan ve bugünkü Harput yöresinde bağımsızlığını ilan eden prenslere boyun eğdi, Malatya yöresinin yönetimini bırakmak zorunda kaldı (M.Ö. 212). Böylece bölgedeki yönetim, tekrar Selökidler’in eline geçmiştir. Bu yönetimden memnun olmayan yöre halkı, kuzeyde bulunan Pontus kralı Farmekes’in koruması altına sığınmıştır (M.Ö. 170). Malatya bölgesi uzun süre Pontus Krallığına bağlı olarak kalmıştır. Pontus kralı Mitridates Evpator’un (M.Ö. 120-63), Pompeius komutasındaki Roma ordusuna yenilmesinden sonra bölge, merkezi Kelkit ırmağı kıyısındaki Kabira olan Roma eyaletinin sınırları içine alındı (M.Ö. 66).
Turizm Günlüğü