Malatya Doğu Anadolu Turizm Nostaljisi
Tarihte olduğu gibi günümüzde de medeniyetleri buluşturan Malatya, eski çağlardan beri Anadolu ve Orta Doğu’nun geçit veren kavşak noktasında yer alıyor. Zengin su kaynakları ile geniş ve verimli ovalara sahip Malatya hem geçmişte hem de günümüzde birbirinden lezzetli meyvelerin yurdu olan bir şehir. Kendine özgü tat ve aroması, sarı ve turuncu güzel rengi, kadifemsi meyve etiyle her yaşta sevilen Malatya kayısısı elbette en bilineni. Binlerce yıldır doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden gelen yolcuların bir yorgunluk molası verdiği, konaklayıp dinlendiği Malatya, birçok şaire ilham kaynağı olmuş. Bizlere de mutlaka görülmesi gereken muazzam yerler kalmış.
23.
MALATYA KALESİ
Battalgazi (Eski Malatya) ilçesindedir. Şehrin etrafı Roma İmparatoru Traianus (98-117) zamanında surlarla çevrildi. Surlar, İmparator Constantius (363) zamanında tamir edilmiştir. 532 yılında İmparator Justinianus döneminde şehir surları yeniden restore edilerek müstahkem hale getirilmiştir. Beşgen bir plan üzerine kurulmuş olan sur oldukça harap durumdadır. Ayakta kalan parçalardaki yapı tekniği; duvarların iç ve dış yüzü düzgün iri boyutlu taşlarla kaplanmış olup, düz taşlar arası moloz taşlarla doldurularak, harç ile kaynaştırılmıştır. Sonradan yapılan tamirlerde zarar gören kısımlar kesme taşlarla takviye edilmiştir. Kayıtlara göre surun 95 burcu ve 11 kapısı olduğu anlaşılmaktadır. Kalenin sur hendeği 1060’ da genişletilmiş, 18 Eylül 1102’de Danişmentli Gümüştekin Ahmet Gazi tarafından ele geçirilen şehrin surları yeniden onarılmıştır. Evliya Çelebi Kale hakkında Seyahatname’sinde bilgi vermekte ve buradan bahsetmektedir. 2011 yılı itibariyle, surun giriş kapısı restorasyonu tamamlanmış olup, ayakta kalan bazı bölümlerinin restorasyonu devam etmektedir.
Turizm Günlüğü