Malatya Doğu Anadolu Turizm Nostaljisi
Tarihte olduğu gibi günümüzde de medeniyetleri buluşturan Malatya, eski çağlardan beri Anadolu ve Orta Doğu’nun geçit veren kavşak noktasında yer alıyor. Zengin su kaynakları ile geniş ve verimli ovalara sahip Malatya hem geçmişte hem de günümüzde birbirinden lezzetli meyvelerin yurdu olan bir şehir. Kendine özgü tat ve aroması, sarı ve turuncu güzel rengi, kadifemsi meyve etiyle her yaşta sevilen Malatya kayısısı elbette en bilineni. Binlerce yıldır doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden gelen yolcuların bir yorgunluk molası verdiği, konaklayıp dinlendiği Malatya, birçok şaire ilham kaynağı olmuş. Bizlere de mutlaka görülmesi gereken muazzam yerler kalmış.
13.
SOMUNCU BABA TÜRBESİ VE KÜLLİYESİ
Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Hazretleri’nin hem Kayseri’den ayrıldıktan sonra hem de ömrünün son döneminde Darende’de yaşadığı bilinmektedir.
1331-1412 yılları arasında yaşamış olan Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri birçok şehirde bulunmuş nihâi durağı ise Darende olmuştur. Tohma Kanyonu içerisinde yaptığı çilehanesi ve tohma ırmağı kıyısına kurduğu dergâhı ile etrafındakileri irşâd eden Somuncu Baba Hazretleri 1412 yılında Darende’de vefat etmiştir. Halifesi Hacı Bayramı Veli’nin kıldırdığı cenaze namazı sonrasında ise dergâhının içerisine defnedilmiştir.
Somuncu Baba Türbesi tarihi belgeler ışığında araştırıldığında eski dönemlerde cami olarak kullanılmadığını öğreniyoruz. Uzun süre burası zaviye ve medrese olarak hizmet vermiştir. İlerleyen yıllarda ise burası türbe halini almış zamanla cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yavuz Sultan Selim Han döneminde Sinan Paşa tarafından camide restorasyon yapılmıştır. Caminin minaresini, 1685 yılında Somuncu Baba neslinden Abidin Paşa inşa ettirmiştir.
Cumhuriyet döneminde ise Cami ve türbe olarak kullanılan külliyede imamet görevi Somuncu Baba ahfadına verilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Somuncu Baba Hazretlerinin neslinden Hasan Feyzi Efendi camide görev yapmıştır. 1945 yılında vefat eden Hasan Feyzi Efendi’nin ardından imamlık görevi oğlu Ahmet Nuri Efendi’ye verilmiş fakat onun da kısa süre içerisinde tifo salgınında vefat etmesi üzerine Osman Hulusi Efendi imam-hatip olarak görevlendirilmiştir.
Mutasavvıf ve Divan şairi Osman Hulusi Efendi ecdat yadigârı bu mekanı dönemin zor şartlarına rağmen en güzel şekilde restore etmeye ve korumaya çalışmıştır.Cami önünde yer alan balıklı havuz bu dönemde inşa edilmiş, Türbe ve caminin çatısı bu dönemde yenilenmiştir.
Turizm Günlüğü