DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE TURİZME DAİR

Calista Luxury Resort Genel Müdürü Ali Kızıldağ turizmgunlugu.net için gündeme dair turizm değerlendirmesi.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE TURİZME DAİR
Ali KIZILDAĞ Genel Müdür Calista Luxury Resort Hotel

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE TURİZME DAİR

Bilindiği üzere 2020 yılında büyük umutlarla başlanan turizm hareketi, hem Türkiye’de hem de dünyada büyük çaresizliklere ve hayal kırıklıklarına neden olan pandemi süreçlerini yönetmekle geçiyor.

Nisan ayında %2’li ve %30’lu kayıpları öngören Dünya Turizm Örgütü, pandeminin gidişatındaki ivme ve etkileşimi tekrar gözden geçirdikten 1-1,5 ay sonra, bildirimlerinde 3 farklı öngörüyü sektör paydaşları ile paylaştı. Bu öngörülerde Dünya Turizminde %60, %70 ve %80 düzeyinde kayıplar olabileceği varsayılmıştır. Buna göre 1 trilyon dolar civarında turizm gelirlerinde bir kayıp öngörülmüştür. Bu 1 milyara yakın turistik hareketi, yani pax kaybı demektir.

Kriz ne zaman bitecek bilmiyoruz.

Bildiğimiz binlerce şirket iflas riski altında, birçoğu zaten iflas etti ve milyonlarca çalışan işsizlik riski altında, maalesef binlerce insan ise işini kaybetti.

Dünyadaki bütün otoriteler tarafından kabul gören bir tespit, küresel Covid-19 salgını sürecini en fazla olumsuz etkilediği sektörün Turizm Sektörü olduğu ve en korumasız çalışanların da turizm çalışanları olduğudur. Çünkü bu sektör çalışanlarını; kadınlar, gençler ve sezonluk çalışanlar oluşturmaktadır.

İleride Turizm Sektörü’nün, insan kaynakları yönetimine ne kadar dikkat etmesi hususunu irdeleyeceğiz, ama kısaca küresel Covid-19 salgınının dünya ekonomisine ve turizm ekonomisine vermiş olduğu zararları bazı rakamlarla irdeleyelim.

Bütün otorite ve ekonomistler, bu krizin 1929-1930 yılında Büyük Buhranla (Great Depression) birlikte dünyanın yaşadığı en büyük kriz olduğu konusunda hemfikirler.

Dünya ekonomisi yılda ortalama %4 büyüme gösterirken, bir anda reelde %10’lara varan düşüşler görülmeye başlandı. Avrupalı ekonomistlerin %80’i Amerikalı ekonomistlerin %60’ı bu süreç ve akabinde ciddi bir resesyon bekliyorlar. 2003 Sars krizinde % 0.4, 2009 global krizde %4 gerileyen Turizm Sektörü‘nün küresel Covid-19 salgını krizinde %70’lere varan kayıplar vereceği tahmin ediliyor. Bu nedenle dünyada özellikle turizm ile ilgili faaliyetleri olan bütün devletlerin havacılık ve turizm sektörlerine en önemli destekleri vermesi gerekiyor.

Küresel Covid-19 salgını süreci belli konularda ezberleri bozdu. Bütün insanlığa yeni öğretileri bir an önce kavramak, uyum göstermek konusunda sayfalar açtı.

Yapılması gerekenler sayfalara sığmaz ancak, bazı önerilerimiz sürece katkı sağlayabilir diye düşünüyorum. Özellikle Turizm Sektöründe yöneticiler ve karar mekanizmaları 3 konuda dikkatli olmalılar.

  1. Gömülmüşlük psikolojisine kapılmamak, yaşanılanları kabullenip, çaresizlik içerisinde beklememek,
  2. Sağduyulu hareket etmek, şuursuz hamlelerle işi içinden çıkılmaz hale döndürmemek,
  3. Evrimleşebilirlik olgusunu kabullenip, bu konuda gereken her sürece çok hızlı adaptasyon ve oryantasyon sağlamak.

Aslında biraz daha geç beklenen sanal çağ başladı ve evrim geçiriyor. Dijital dünyada 5 yıl sonra ulaşılması beklenen hedefler, birkaç ay içerisinde aşıldı. Bu kriz dünyada bir sürü şeyi değiştirdi. Bunların başında da iş hayatı ve sosyal hayat geliyor. Online shopping, online eğitim, toplum sağlığı kural ve yatırımları inanılmaz boyutlara ulaştı. Biz turizmcilerinde bu evrimleşen süreçlere ayak uydurmak, oryantasyon süreçlerini bütün yönetici ve çalışanlar için hızlı bir şekilde tamamlama misyonumuz bulunmaktadır.

Dünyadaki turizm otoriteleri, 2019 rakamlarına ancak 2023 yılında ulaşılabileceğini ifade ediyorlar.

Türk turizmcileri daha önce sık yaşamış oldukları kriz yönetme pratik ve becerileri neticesinde bu süreci biraz daha az hasarla atlatabilme becerisini gösterdiler. Bu da özellikle 2021-2022 yıllarında Türk Turizminin Dünya Turizmine göre pozitif ayrışım gösterebilme şansını ortaya koyuyor. Burada sadece turizmcilerin değil, sektörün sıkı iletişim içerisinde olacağı mahalli idareler ve kamu yönetiminin, sivil toplum örgütlerinin ortaya koyacağı,  kabul görür ortak, başarılı vizyonların bizi rakiplerimizden daha iyi sonuçlara götürebileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Önümüzdeki birkaç yıl Dünya Ekonomisinde ve tabi ki Türkiye’ye turist yollayan ülke ekonomilerinde daralmalar ve sıkıntılar devam edecek.

Bunun neticesinde turistik harcamalarda da aynı daralmalar devam edecektir. Ürün-fiyat dengesi rakiplerine göre çok daha makul olan Türkiye Turizm ürünü bu özelliğini kazanca dönüştürme şansına sahiptir ve bu süreç turizmin bütün bileşenlerince iyi yönetilmesi halinde Türk Turizmi 2019 rakamlarına 2023 den daha önceki bir tarihte ulaşabilir.

Gelecek günlerimizin daha iyi olması dileğiyle…