Uşak Ege Turizm Nostaljisi

Ege Bölgesi’nde tatil denince hemen akla gelen şehirlerden olmasa da barındırdığı zenginliklerle batı Anadolu’nun en güzel seyahat rotalarından biri.Uşak, Ege Bölgesinin İç Batı Anadolu bölümünde Gördes-Uşak platosu üzerinde kurulan, heybetli doğası, binlerce yıllık, göz kamaştıran tarihiyle karşımıza çıkıyor.Tarihi açıdan çok önemli bir yere sahip olan Uşak’ın birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Uşak’ın tarihi M.Ö. 4000’li yıllara dayanmakta olup, antik dönemde Temenothyrea ismiyle anılmıştır.

Karun Hazineleri Hilmi Coşkun
17 / 22

17.

KARUN HAZİNELERİ

Uşak ili'nin 25 km batısında, Uşak-İzmir Devlet Karayolu üzerinde yer alan Güre köyü'nün kuzeyindeki Hermos (Gediz) Nehri'nîn suladığı dar ovanın yakınlarında Lidya ve Greko-Pers (IVI.Ö. 6. yy.) tümülüsleri bulunmaktadır.

1965 yılında bu alandaki soygunlar, TOPTEPE Tümülüsü'nün kaçak kazısıyla başlamıştır. Kaçak kazıları gerçekleştirenlerin ifadesine göre;mezar odasına girildiğinde, yerdeki bir gümüş testi ile çok sayıda mermer alabastron tavandan düşen bir hatıl nedeniyle tahrip olmasına karşın, hazinenin büyük bölümü ölünün yatırıldığı kline üzerinde bir tutam saç ve toz haline gelmiş kemiklerle birlikte bulunmuştur.

Bu odada bulunan;

  1. İnsan kulplu gümüş oinochoe,
  2. Sfenksi! ve altın başlı tutamaktı kepçe,
  3. Tamamı altın, sallanınca ses veren makara,
  4. Altından yapılmış içleri boş, iğneli altın küpe,
  5. Aynı tip ancak daha küçük boyutta iğneli küpe
  6. Sallamalı, altından yapılmış kanatlı at şeklinde broş,
  7. Meşe palamutu sallamalı altın ve renkli taştan yapılma kolye,
  8. Akik ve taştan yapılmış geometrik şekilli kolye,
  9. Mavi renkli camdan yapılmış uçları, aplike arslanbaşı şeklinde bir çift bilezik,
  10. Uçları taş boncuklu püskül şeklinde altın gerdanlık, kaçakçılar tarafından alınmıştır.

Toptepe Tiimiilüs buluntuları aracılar yardımıyla, eski eser kaçakçılığıyla örgütlü bir biçimde uğraşan alıcılara satılmıştır.

1966 yılında Gure'de ikinci bir soygun yaşanmıştır. Güre Köyii'nün yakınında yer alan, yörede ikizce olarak adlandırılan İHİZTEPE Tümülüsü'nün batı yamacımla düzgün bir mermer blok, bir köylü taralından bulunur. Bu ipucunu değerlendiren ve bir yıl önceki soygunu bilen kaçakçılar Ikiztepe'de kaçak kazıya başlarlar. Bir türlü mezar odasına ulaşamayan kaçak kazı ekibi yeni katılanlarla, sonunda yeri bulunan mezar odasının tavanım barutla patlatarak içeri girmiştir. Ancak bir süre sonra paylaşımda haksızlığa uğradığını düşünen bîr kişi durumu jandarmaya ihbar etmiştir.

Güvenlik makamlarınca sürdürülen operasyonlarda bazı eserler ele geçirilmişse de jandarmaya ateş açarak kaçmayı başaran kaçakçı, elindeki eserlerin tümünü, Toptepe Tümülüs buluntularını satın alan aynı kişiye ulaştırmayı başarmıştır.

Operasyonlarda yakalanan kişiler çeşitli cezalara çarptırılırlar. Ama olaylar yatıştıktan sonra Ikiztepe'de Gürelilerce yapılan kaçak kazı sonucunda ikinci mezar odasına da ulaşılır. Ancak, mezar hiçbir buluntuyu içermemektedir. Kaçakçılar eserlerin, kline içinde olabileceğini düşünerek hırsa kapılmış ve klineyi parçalamışlardır. Bu klinenin bir parçası bir köy evinin duvarında yapı elemanı olarak görülebilir.

Tumülüste bulunan kırmızı, mavi, siyah ve yeşil renkteki duvar resimleri, bezemeli kline ayakları keskilerle parçalanarak satılmak üzere İzmir'e gönderilmiştir. Mezar odasının arka duvarı da, dana sonra üzerine sahte resimler yapılarak parçalanmış ve antikacıtara'satılmıştır. Sahte duvar resimlerinin satıldığının duyulması üzerine Aktepe l Tümülüsü'nün dromosuna ulaşılarak mezar odasının giriş kapısının iki yanında yer alan boyalı ve volütlü parçalar yerinden çıkarılmaya çalışılır. Bunlardan biri 1987 yılına kadar üir kaçakçı taralından saklanmış, diğeri ise kırıldığından yerinde bırakılmıştır.

Uşak ve çevresindeki Tümülüslerin soyulmasından sonra esenler, İzmir'de oturan tüccar Ali Bayırlar ile İstanbul Kapalıçarşı 'da bulunan antikacılar Alaaddin Günler, Mehmet Müzeci, Rasim Gördü tarafından uluslararası eser ticareti ile uğraşan John Klejman'a satılmıştır. Lidya eserleri Transtürk Nakliye Şirketi sahibi Nizamettin Telliağaoğlu'nca pazarlanmak üzere Münih, Basel ve Zürih üzerinden flmenika Birleşik Devletleri'ne gönderilmiştir.

1870 yılında Metropolitan Museum ol Ant'a çoğu gümüş olan bin grup eser geldiğine ilişkin haberler basında yer almıştın. Boston Müzesi'nden Emily Vermeule, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne 5 Şubat 1970 tarihinde bir mektup göndererek bu eserlerle ilgili bilgilen vermiştin. O tarihte Eski Esenlen ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı olan Burhan Tezcan, Metropolitan Müzesi Müdürü'nden bin meslekdaş olarak basında yer alan haberlere konu olan eserler hakkında bilgi ye fotoğraf istemişse de herhangi bin yanıt alamamıştır. Türk Hükümeti'nin müze aleyhine açtığı davada bu mektup "zaman aşımı" gerekçesine dayanak olarak aleyhle delil gösterilmiş ancak sonuç alınamamıştır.

Önceki Sonraki