Muğla Ege Turizm Nostaljisi
Tatil dendiği zaman aklımıza ilk gelen yerler daima Borum, Marmaris, Fethiye ve Datça olmaktadır. Bu muhteşem yerlerde denize girmek, güneşin ve kumsalın tadını çıkartmak bir başkadır. Muğla bölgesinin bir diğer güzel yanı ise birçok hem tarihi hem de hoş tatil bölgelerine ev sahipliği yapıyor. Muğla’da yer alan tatil beldelerinin birçoğu tarihi antik kentlere ev sahipliği yapmaktadır. Bu sebep ile bölge turizm açısından farklı bir önem kazanmaktadır. Sakin plajları,renkli ortamları ile beraber son derece keyifli olan bu beldelerde biz yaz tatili son derece rahatlatıcı olabilecektir.
4.
SEDİR ADASI
Kerme Körfezi'nde (Gökova Körfezi) bulunan görülmeğe değer güzellikte, antik kalıntılarla dolu üçlü bir ada grubunun en büyüğüdür. Muğla'nın Ula ilçesi sınırları içinde yer alır. Antik çağdaki ismi Kedrae veya Cedrae olup, adada bu dönemden kalma kalıntılar bulunmaktadır. Tarihsel gelişmesini M.Ö. 6. yüzyıldan başlayarak izleyebildiğimiz Kedrae, Karya’nın önemli kentlerinden biriydi. Bazı kaynaklara göre Karya kral aileleri yazlarını bu adada geçirirlerdi. Daha sonraki yüzyıllarda bu adayı Rodos Peria'sının (karşı yakasının) önemli kasabalarından biri olarak görüyoruz. M.Ö. 454- M.Ö. 428 yıllarında Karya birliğine katılan Kedrae daha sonra Attika-Delos Deniz Birliği’ne girmiştir. Ada bu birliğe önceleri yılda 3 bin, daha sonra 2 bin drahmi aidat ödüyordu. Marmarislilerin Sedir Adası dedikleri bu adanın ilk çağlardaki adının Cedrae olduğu bilinmektedir. Kelimenin kökü büyük boylara erişen bir ağaç türü olan Cedrus'tur (sedir ağacı) ve yüzyıllar öncesinde ada ve çevresi bu ağaçlarla kaplı olduğundan bu isim adaya yakıştırılmış olabilir.Fakat günümüzde ne adada, ne de çevresinde bu sedirlerden eser kalmamıştır. Bugün ada makilerle, zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplıdır. Resmi hazine kayıtlarında Şehroğlu Adası veya Şehroğlan Adası olarak geçer. Halikarnas Balıkçısı bu adaya Gülen adını koymuştur. Kleopatra Adası, Şiir Adası, Aşk Adası, Balayı Adası adını yakıştıranlar da vardır. Bunlar hep adanın tarih ve güzelliğinden kaynaklanmaktadır. Adanın altın sarısı kumlarından öykülenen Kleopatra ile ilintili anlatım yalnızca abartılı turistik bir masaldır. En yaygın anlatılanı da Kraliçe Kleopatra ile sevgilisi Romalı Komutan Antonius’un adada buluşmaları için Mısır’dan gemilerle getirildiği şeklindedir.Adanın kuzey kıyısındaki kumlar, özel biçimde oluşan kalker damlacıklarıdır ve Ege ve Akdeniz’de Sedir Adası dışında sadece Girit Adası’nda görülür. Çok özel jeolojik oluşumlar sonucu ortaya çıkan kumlar koruma altındadır. Düzgün kesme taştan çok sayıda kule ile sur duvarları, Apollon tapınağı ve onun yerine sonradan yapılan kilise, hâla ayakta duran iyi korunmuş tiyatro, agora ve Sedir Adası'nın antik liman kalıntıları görülmeye değer yerlerdir.
Turizm Günlüğü