TURİZMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ

TURİZMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ Salgının, ülkemize geç gelmesine rağmen, dünyanın önde gelen ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de ciddi yansımaları olmaya devam ediyor. Ülkemizde pek çok sektörde daralma ve durgunluğa yol açan salgın karşısında, en çok yara alan sektör ise hiç şüphesiz turizm, eğlence ve havacılık sektörleri oldu.  Ülke ekonomisinin döviz ihtiyacına (e ) sıkıştığı dönemlerde, turizm sektörü her zaman döviz girdisi sağlayarak can simidi olmuştur. Özellikle son dönemlerde turizm sektörüne yapılan yatırımlarla, yabancı turist sayısı, elde edilen turizm geliri, turistik harcama oranları, turizmin Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla içindeki payı, milli gelire yansıması, dış ticaret içindeki payı ve tesisleşme oranları ile istihdama katkısı itibarıyla büyük bir ivme yakalandı. Türkiye bu yatırımlarının karşılığını kısa sürede alarak turizm sektöründe dünyada 6'ıncı sıraya yükseldi ve sektörde başrol oyuncularından biri haline geldi. TURİZİMDE YAŞANAN KÖTÜ SENARYOLAR BİRÇOK SEKTÖRÜ DERİNDEN ETKİLİYOR Turizm yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelerden en çok etkilenen sektördür. Bu yönüyle çok kırılgan bir yapıya sahiptir. Sektörde yaşanan herhangi bir aksama tsunami etkisi oluşturarak birçok sektöre de etki ediyor. Turizm sektörü başlı başına organik bir yapıya sahiptir. Sadece otel ve acentelerden oluşmaz. Turizm sektörünün 50’nin üzerinde yan kolu bulunmaktadır. Restoranlar, taksiciler, müzeler hatta simitçileri bile buna dâhil edebiliriz. Salgınla turizm durdu. Turizm sektöründe kira ödeyerek faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık yüzde 95’i faaliyetlerini askıya aldı. Kendi mülklerinde turizm faaliyetini devam ettiren işletmelerin de yaklaşık yüzde 90’ı faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldılar.

TURİZMİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ
Mustafa ŞAHİN Genel Müdür Commodore Elite Suites & Spa Otel

TURİZİMDE KRİZ YÖNETİMİ EYLEM PLANI HAZIRLANMALI

Turizmcilerin hâlihazırda tesislerin dezenfeksiyonu, teknik bakım ve onarım, personel eğitimi, sosyal mesafe, tesis faaliyetlerinin tekrar düzenlenmesi, termal kameralar ve psikolojik önlemler gibi birçok tedbiri yerine getirdiklerini biliyoruz.

Virüsle mücadelede alınan bu tedbirlerin yeterli olmadığına inanmaktayım. Devletimiz inisiyatifi işletmelere bırakmadan 'Turizmde Pandemi Eylem Planı' oluşturmalı. Yerli ya da yabancı bir turistin evinden çıkıp tekrar evine dönene kadar, tüm seyahat ve konaklama sürecinde sağlık, hijyen ve güvenlik açısından yeniden ele alınmalı. Süreçlerin tamamı için yeni kriterler oluşturulmalı ve hazırlanacak bu standartlara göre de belgelendirme işlemleri denetlenerek yapılmalı.

Örneğin, yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de müze biletleri randevulu sistem ile kişiye özel belirlenen saatlerde satılmalı ve bu sayede oluşabilecek kalabalığın önüne geçilmelidir. Bu uygulamanın hızlıca hayata geçirilmesine ek olarak, sene sonuna kadar müze, ören yeri gibi yerlerde iç turizme yönelik indirimler yapılmalıdır. Her şey dâhil sistemi, açık büfe konseptleri, havuz ve plaj kullanımları gibi önemli konular devlet tarafından tekrar düzenlenmeli, kesinlikle işletmelerin inisiyatifine bırakılmamalıdır.

2020 TURİZMİN  VE TURİZM ÇALIŞANLARININ  KAYIP  YILIDIR

Turizm sektöründeki iyileşme için etkin bir küresel mücadelenin, geç kalınmadan yapılması gerekmektedir. Bu seneyi kayıp yıl olarak değerlendirmek daha anlamlı. Bizim önümüzde olan ülkelerin aksine, ülkemizin turizm gelirleri yabancı turistten sağlanmakta. turizmin hareket etmeye başlaması noktasında, dış dünyaya bağlı durumdayız. Tüm bu şartlarda, 2020 senesi turizm hareketliliği, en iyi ihtimalle yılın son çeyreğinde sıkışıp kalacaKTIR. 2021’in tanıtım ve PR çalışmalarına şimdiden önemle eğilmemiz gerekiyor.

Turizm açısından 2020 hayal kırıklığı yılı olarak anımsanacak. 2021’de ne olur bilinmez. Ekonomik krizin sürüklediği ve peş peşe gelebilecek olumsuz durumlar nedeniyle, önümüzdeki yıl da büyük ihtimalle kayıp yıl olacak. Turizm çalışanların artık sektöre güvenmeyip başka meslek kollarına yöneldiği, Ocak 2020 den beri asgari ücrete zam geldiği halde, özel sektör ara ve üst kademe çalışanlarının aynı ücret ile devam etmekte. Pandemi sürecinde çalışanlar tüm riskleri alarak savaştığını ve hala bir çözüm bulunmadığını üzülerek vurgulamak isterim. Sektörün gelirlerinin döviz, giderlerinin yüksek oranının TL bazındadır. Bulunduğumuz ortamda kaybedenin en başta, turizm emekçilerinin olduğu asla göz ardı edilmemelidir. Bu arada kimler ölür, kimler sağ kalır, borcu, harcı, kredisi olanlar ne yapar bekleyip göreceğiz.

UMUTLU OLMAK

Sektörümüz bugüne kadar bu şiddette olmasa da defalarca çeşitli badireler atlattı fakat,  her seferinde kendini toparlayıp yeniden rekorlar kırmayı başardı. Bakanlığımız özel sektör ile birlikte çalışarak bu sıkıntılı günleri de kuşkusuz atlatacağımıza ve 2023 için belirlediğimiz 75 milyon turist, 65 milyar dolar gelir hedefine ulaşacağımıza inancımız tamdır. Hatta böyle dönemler doğru stratejiler ile ülkemizi, rakiplerimizin önüne taşımak için bir fırsat da olabilir. Pes etmeden doğru bilinç ve yöntemlerle süreci tüm sivil örgüt temsilcileri ile birlikte soğukkanlı bir şekilde yönetmeliyiz.

Saygılarımla