Turizmin geleceğine dair izlenmesi gereken yol haritası

Türkiye de turizm özel bölgeleri kurulmalı, yönetimleri farklı olmalı.Yani Özel Antalya turizm bölgesi olmalı dersek; bu bölgenin valisi, belediye başkanı ve tüm yerel yöneticileri farklı ve özel olmalı. Her isteyen bu bölgeye girememeli. Tüm kanun ve yönetmelikler (ülke bazında genel olanlar hariç)bu bölgede turizme öncelik verecek ve kolaylaştıracak şekilde özel olmalı. Taksiciden esnafa, kolluk gücünden sokakları süpüren işçiye kadar herkes özel eğitilmeli, yani Antalya sanki büyük bir otel gibi yönetilmeli.

Turizmin geleceğine dair izlenmesi gereken yol haritası
Yusuf ÇELİK Genel Müdür Karmir Resort & Spa Hotel

Turizmin Geleceğine Dair İzlenmesi Gereken Yol Haritası

Her ne kadar gezegenimizde yaşanan covid-19 salgını ve politik söylemler engellemeye çalışsa da, insanların gezmeye görmeye keşfetmeye olan merakı yok olmayacaktır. Bunu şu kısacık salgın molasından sonra yaşayarak gördük.  Görmeye de devam edeceğiz. İnsanlık tarihi salgınlar, savaşlar, afetler ve krizlerle dolu bir geçmişe sahipken bile seyahat etme geleneği yok olmamış, üstelik artarak sürmüştür. Tabi ki Kısa dönemler şeklindeki duraksamaları göz önüne alarak bu değerlendirmeyi yapıyoruz. Tarihsel süreç seyahat etme alışkanlığının bir endüstri şekline dönüştüğüne tanıklık etti.

Bu endüstrinin hareket ettirdiği mali gücün büyüklüğünü hepimiz aşağı yukarı biliyoruz. Ne var ki covid-19 salgını ile birlikte kitleler –buna devletler, örgütler, halk yığınları kısaca insanlar diyebiliriz-dijital çağın başlamış olduğunu ,popüler anlatımla hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gelecekte yaşanacak bir çok yeniliğin aniden başladığını görüverdi. Turizm sektöründe neler olduğunu hepimiz yaşıyoruz anlatmaya gerek yok. Ancak asıl üzerinde durulup yön verilmesi gereken ana konu yeni nesil turizmin nasıl olacağı olup, şu an yaşadıklarımız bir geçiş dönemini oluşturuyor. Benim üzerinde duracağım ana başlık yeni yeni dillendirilen ve sevgili arkadaşım Yaşar Beken’ in üzerine kitap yazdığı Y ve Z kuşağı  yani “millenial çağ kuşağı”. Yeni nesil turizm bu kuşağın beklentileri çerçevesinde şekillenecek ve gelişecek düşüncesindeyim. Kısacık mola dediğimiz pandemi sürecinde bunun ayak izleri görülmeye başlandı, insanlar dijital mecra üzerinden yaşam tarzlarını sürdürmeyi öğrenip uygulamaya başladılar. Geleceğin turizmini inşa etmek isteyen devletler, şirketler ,kişiler bu gerçeği iyi analiz etmek suretiyle turizm politikalarını oluşturmak zorundadır. Millenial çağ nesli alışkanlıkları çok farklı olan bir kuşak olarak geliyor, bizim yaşadığımız hayat tarzının çok farklı bir şeklini inşa edecekler. Bildiğimiz güneş kum deniz turizmini gelecekte çok fazla uygulayamayacağımızı söylüyorum. Şu anda yaşamakta olan genç nüfus ve yeni doğacak neslin yeme içme alışkanlıkları ve hatta uyuyacakları oda alışkanlıkları bile çok farklı olacak. Buraya kadar olan düşüncelerim genel bir gelecek düşüncesi olarak kaleme alındı. Biraz da ülkemiz gerçekleri üzerinden turizmin geleceğinin ne şekilde olması gerektiğini konuşacak olursak iş biraz değişecek. Şöyle ki ülkemizin sos yo ekonomik politik  durumu ile şekillenen insan ve yönetici profili geleceğin de turizmini belirleyecektir. Peki nasıl bir yol izlemeliyiz de gelecek turizmini daha başarılı ve verimli kılmalıyız. İş gelip eğitime dayanıyor, iyi yetişmiş insan gücünün etkin kullanımı, çağın gereklerine göre bir eğitim tarzı uygulamadan olamaz.Türkiye de turizm özel bölgeleri kurulmalı, yönetimleri farklı olmalı.Yani Özel Antalya turizm bölgesi olmalı dersek; bu bölgenin valisi, belediye başkanı ve tüm yerel yöneticileri farklı ve özel olmalı. Her isteyen bu bölgeye girememeli. Tüm kanun ve yönetmelikler (ülke bazında genel olanlar hariç)bu bölgede turizme öncelik verecek ve kolaylaştıracak şekilde özel olmalı. Taksiciden esnafa, kolluk gücünden sokakları süpüren işçiye kadar herkes özel eğitilmeli, yani Antalya sanki büyük bir otel gibi yönetilmeli. Özel bir yasayla bu tarz çalışmalar yapılabilir, yapılmalı da. Milli ekonomiye sağladığı katkı göz önüne alınacak olursa hiç de yabana atılır gibi değil. Değişik fikirlerin turizmin sürdürüle bilir geleceğine, uygulanabilir projelerle destek verilmelidir. Turizmin daha iyi günlerine ve  pandemi den uzak sohbetlerimizin bol olacağı günlerin, tez zamanda gelmesi dileğiyle hayırlı sezonlar dilerim

Sevgi ve Saygılarımla