İŞSİZLİĞİN TAVAN YAPTIĞI DÖNEMDE, TURİZMİN KALİFİYE PERSONEL SIKINTISI

İŞSİZLİĞİN TAVAN YAPTIĞI DÖNEMDE, TURİZMİN KALİFİYE PERSONEL SIKINTISI. Türkiye ekonomisi ciddi bir nefes darlığı çekerken Covid-19 ile birlikte çok ciddi bir kriz dönemi yaşamaktadır.

İŞSİZLİĞİN TAVAN YAPTIĞI DÖNEMDE, TURİZMİN KALİFİYE PERSONEL SIKINTISI
Gökhan ÖZALTIN Genel Müdür Gastronomi Usta öğretici

İŞSİZLİĞİN TAVAN YAPTIĞI DÖNEMDE, TURİZMİN KALİFİYE PERSONEL SIKINTISI.

Türkiye ekonomisi ciddi bir nefes darlığı çekerken Covid-19 ile birlikte çok ciddi bir kriz dönemi yaşamaktadır. İşsizlik oranının rekor kırdığı bu dönemde bile turizim sektöründe her departmanda her pozisyonda kalifiye personel sıkıntısı yaşanmaktadır. Bu kadar az sayıda otel açılmasına ve bu kadar sınırlı kadro sayısı verilmesine rağmen nasıl olurda halen kalifiye personel sıkıntısı yaşanıyor diyebilirsiniz, doğal olarak da şaşırabilirsiniz. Sektöre yıllarını vermiş değerli büyüklerimiz bu sıkıntıyı yıllardır dile getirdiler. Fakat bu sorunları çözecek merciler bırakın sorun çözmeyi görmezden duymazdan gelerek her yıl daha da artıp bugünkü tablonun oluşmasına neden oldular. Peki nasıl oldu da bu noktaya geldik? İsterseniz bu konu üzerinde biraz duralım.

Sizlerin de çok iyi bildiği gibi, sorunu tespit etmeden çözümü bulmamız mümkün değildir.

Öncelikle sektörün tüm departmanlar bazında kalifiye alt kademe personel sıkıntısı otomatik olarak kalifiye şef sıkıntısını o da kalifiye departman yöneticisi sıkıntısını ortaya çıkarıyor. Sektöre taze kanlar kazandırmak ve bu kazandırılan taze kanların sektör içerisinde uzun vadeli çalışmasını sağlamak yatırımcıların, alt, orta ve üst kademe yöneticilerin vizyonları, sosyoloji ve psikoloji bilgileri ile mümkün olabilmektedir. Alt ve orta seviye yöneticiler sektöre yeni başlayan kişilere bir hedef verme kapasitesinde olabilmelidir. Departman yöneticileri ve genel müdürler işi gerçekleştiren emekçilerin sıkıntılarını giderme, uzun vadede onları sektörün içerisinde tutacak şartları gerçekleştirme konusunda yeterli kapasitede olabilmeliler ki sıkıntıları doğru bir şekilde işverene aktarabilirsin, onları doğru yönlendirebilirsin ve sonuca ulaşabilsinler. Maalesef bu sıkıntıları yıllardır hasıraltı yaparak görmezden gelenler bugün bu sıkıntılar karşısında en fazla dert yanan kişiler olarak karşımıza çıkıyorlar. Sektörü taze kan kazandırmadaki başarısızlığımız, diğer işletmelerin personellerine transfer etmede ve bol keseden terfi vermede kendisini göstermektedir. 15 yıl öncemizde kalifiye yönetici sıkıntısı yaşamayan sektörün şu anda kalifiye yönetici sayısı maalesef yeterli değildir. Son 15 yıldaki kontrolsüz terfilerle, iş görenlere zamanın doğal yollarla kazandıracağı tecrübe ve birikimden yoksun, backround’ u boş, özgüven eksikliği olan, egosu yüksek, sektörün sıkıntılarını belirleyip çözümler üretme kapasitesinden uzak, yatırımcılara yol göstericilikten uzak, hatta alt kademenin sıkıntılarına tercüman dahi olamayan kişilerce oluşturulmuş bir yönetici ordusu karşımıza çıktı. Peki nasıl olacaktı bu çıkmazdan kurtulabileceğiz?

Sektörün, çalışanlarına uzun vadede güven duygusu vermesi birinci şarttır. Buda sadece yılın belirli dönemlerinde değil 12 aylık iş imkanı, keyfi kararlarla, sadece tanıdığı kişilerle çalışma arzusu içerisinde olan yöneticilerin, kafalarına göre işçilerin işlerine son vermesi döneminin ortadan kaldırılması ile sağlanabilir. Sürekli bir iş güvencesi olan personel 300-500 liralık fazla maaş için sektör değiştirmeyecektir, elbette değiştirenler de olacaktır ama sektörü sıkıntıya sokacak oranlarda bir kayıp olmayacaktır. Bu da uzun vadede daha önce belirttiğim gibi, zamanın doğal yollarla iş görenlere kazandıracağı tecrübe, birikim ve özgüven sayesinde yeniden işinde kalifiye, bulunduğu pozisyonun hakkını veren, daha verimli iş çıkaran kişilerin idame edildiği bir sektöre kavuşmamızı sağlayacaktır.